Blog yazmanın zorlukları

Her işte olduğu gibi blog yazarlarınında zorlandığı bir çok konu vardır. Peki bu konular nelerdir ve nasıl aşılır ? Bu konu üzerine kişisel tecrübelerimi aktarıp kendi yaşadığım zorlukları da göz önünde bulundurarak okuyucularım ile bir etkileşim içine girmeyi hedefliyorum. Yani bu konuya yorumlarınızı eksik etmeyin 🙂

Blog yazarken yazacak konu bulamıyorum tıkanıyorum

Bir konu hakkında yazarken bir süre sonra insan tıkanabiliyor. Bunun sebebi büyük ihtimalle yazdığı konu hakkında tam bilgi sahibi olmamasından kaynaklanmaktadır. O yüzden kendimiz tam bilgi sahibi değilken yazdığımız yazıyı okuyucularımız için ne kadar faydalı olabilir ki ?  Onlara yarım yamalak , yalan – yanlış bilgi vermek yerine tam olarak hakim olduğumuz konularda bilgi vermeye çalışmalıyız, aksi taktirde kalitesiz bir bloga dönüşüverir emeklerimiz. Yazacak konu bulamıyorsak ise ciddi bir sorun var demektir. Bunun için daha fazla bilgi sahibi olabileceğinizi düşündüğünüz sağlam kaynaklara yönelin ve yazacak daha şeyiniz olmasını sağlayın.

blog yazmanın zorlukları
blog yazmanın zorlukları

Heyecanınızı saklı tutmaya çalışın

Evet blog yazarlığı temelde heyecan, heves ve istek işidir. Bir şeyler yazmak, karalamak isteyen herkes bu ortamda kendini denemelidir. Bu temel duygularla açılan bloglar ileride kaderine terk edilebilir. Bunun için kendimizi motive etmeli ve yaptığımız işi asla yarım bırakmamalıyız. Bunun içinde heyecanımızı asla kaybetmeden muhafaza etmeliyiz.

Kötü ve anlamsız eleştirilere aldanmayın

Sizin kötü bir yazar olduğunuzu ve bu işte başarılı olamayacağınızı ifade eden yorum ve eleştirilere aldırış etmeyin. Ne demişler “Meyve veren ağaç taşlanır” bu doğrultuda çok fazla önemsemeyin bu tarz şevk kırıcı yorumları, siz yolunuza bakın hedefinizi keskinleştirin. Tabi ki tüm eleştirilere kapalı olmayın, gerçekten yapıcı ve size artı değer katacağınızı düşündüğünüz eleştirilere teşekkür edin ve hayata geçirmeye çalışın.

Asla çekinmeyin 

Tüm düşüncelerinizi olduğu gibi geçirin yazınıza, hiç bir şekilde tıraşlama işleme yapmayın. Diyelim blogunuzu yakın çevrenizden insanlarda okuyor ve onlar acaba ne der kaygısına düşmeyin. Bu kaygıya düşen arkadaşlar bununla yüzleşmeyi denemelidirler. Eğer yüzleşmeyi göze alamıyorlar ise yakın çevresinden arkadaşlarının ulaşamayacağı bir şekilde bloglarını gizli tutsunlar.

Ayrıca blog yazarken düşünmeyin, ya bu cümle olmadı sileyim gibi şeyleri geçin artık. Neyse o ! Aklınıza ilk geleni olduğu gibi yazın. Kafanız rahat olsun yazarken, daha önce dinlemediniz şarkılar dinleyin. Blog yazarken canlı olsun yaşadığınız an. İşinize yarayacak şeyleri not edin, kalsın bir yerde, bu notlar size yazacak konu bulamıyorum diyenlere yardımcı olacaktır. Doğal olan her şeyin hem başımızın hem de blogumuzun üstünde yeri var, ancak spama , çalıntı metinlere karşıyız. Bunları da unutmayalım.

Genel olarak karşılaşılan sorunları bu şekilde derledim, umarım doğru noktalara parnak basmışımdır 🙂

Benzer Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir